30 Ocak 2009 : Küçük Ahmet Necdet

Ahmet Alp Balkan tarafından 30 Ocak 2009 tarihinde yazılmıştır.  (Bugün Ne Öğrendim?)   1 Yorum »

Bugün öğrendim ki

  • inonuecevitsezer1Ahmet Necdet Sezer de bir zamanlar küçükmüş. (bakınız sağdaki resimde Ecevit‘in solundaki, yani sağdan üçüncü çocuk) Yandım bittim, çok yakışıklıymış küçükken. Fotoğrafı nerede mi buldum : 27 Mayıs Darbesi
  • Kaba hesap: 6 milyar insan varsa, 2 milyarı açlık sınırında, 3 milyarının telefona uzaklığı yürüyerek 3 saatmiş. (Kaynak: Harun Tekin)
  • ecevit_clinton1Erdoğan‘ın Davos‘ta Peres‘e sokup sokuşturmasının ardından ben de bu tavrı takdir edenler arasına girdim. Nitekim uluslar arası platformda sesimizin çıktığını görmek güzel. Bir de sağdaki Clinton’lu manzaraya bakmakta fayda var.
  • İngiltere’nin Newcastle Üniversitesi’nden Catherine Douglas ve ekibi, “özel olarak ilgilenilen” ve isim takılan süt ineklerinin verimlerinin daha fazla olduğunu belirlemiş. Siz de size fayda sağlayanları isimleriyle çağırın ki daha çok fayda sağlayasınız.
  • (Emin olmamakla beraber) ABD ve diğer bir takım ülkelerde vergi ödeyerek aldığınız ürünlerde, hava alanında pasaportunuzu gösterek ödediğini vergiyi geri alabiliyormuşsunuz. Detayları bilmiyorum, belki ilerleyen günlerde bunu yeniden yazarım.

29 Ocak 2009

Ahmet Alp Balkan tarafından 30 Ocak 2009 tarihinde yazılmıştır.  (Bugün Ne Öğrendim?)   2 Yorum »

Bugün öğrendim ki

  • Python güzel bir dile benziyor, önümüzdeki günlerde öğreniyor olacağım. Dive into Python adlı açık bir kitaptan öğrenmeyi düşünüyorum, shell‘ini indirdim, kurdum bile. Ne de olsa başlamak bitirmenin yarısı.
  • Google Movies diye bir şey varmış. Yeni keşfediyorum ve ilginçtir ki çoktan Türkiye için de yerelleştirilmiş durumda. Buyrun efendim Google Movies. Sinemalarda filmlerin gösterim saatlerini, film detaylarını ve yorum+puanlarını sunuyor. Bunun mutlaka API’si vardır ama ben bulamıyorum, bulabilen olursa bildirsin. Ayrıca beta mıdır nedir durmadan 500 hatası verip duruyor biraz kurcalayınca.
  • 385px-spinal_column_curvature1Kimkazandi.com adresinde, büyük kampanyaların, çekilişlerin, yarışmaların bir listesi, katılım şartları, türleri ve ödülleri listeleniyormuş, ilginç bir olay. Liste genişletilebilir bence.
  • Uzun süredir adını duyduğum Netflix, ABD’de DVD kiralayan bir firmaymış.
  • Omurgamız 4 bölümden oluşuyormuş, bunu zaten biliyordum. Ama ben servikal kelimesi, omurgadakinden ayrıca rahim ağzı anlamına gelebiliyormuş. Benim bildiğim servikal, boyun omurlarına deniyordu. Rahim ağzı kanseri de  Cervical cancer oluyormuş bu durumda.
  • Uzun yol trafik kazalarının büyük çoğunluğu, yolun kalan %10′luk kısmında oluyormuş. (Yalan olma ihtimali yüksek)

28 Ocak 2009 : Son Kullanma Tarihi Geçen Nescafé

Ahmet Alp Balkan tarafından 29 Ocak 2009 tarihinde yazılmıştır.  (Bugün Ne Öğrendim?)   Yorum Yazılmamış »

Bugün öğrendim ki

  • nescafe
  • Ahmet Kırtok, blogunda MinoHD Video Kamera ödüllü bir yarışma düzenliyormuş, blog sahipleri kaçırmasınlar.
  • Son tüketim tarihi üzerinden 7 ay geçen bir Nescafé 3ü1 arada hazırlandığında üstünde beyaz bir katman oluşuyor, tadı bir garip oluyormuş. İçtim bakalım ben zehirlenmezsem içilebilir demektir.
  • 186 Elektrik Arıza elektriklerin ne zaman geleceği sorusuna 10 dakika diyorsa onu 15 ile çarpmak gerekiyormuş. Bakalım bir gün Türkiye’de söylenenlere inanabileceğimiz günler gelecek mi.
  • Taken adlı 2008 yapımı bir film varmış. İndirmekteyim, tavsiye ediyorlar. Film henüz ABD’de vizyona girmemiş, 2 gün sonra girecek. (Torrent’in gözünü yiyeyim, yanlış anlamayın, korsana karşıyız.)
  • 1556′da Çin’deki bir depremde 830.000, 1931′de bir selde ise 2 milyon insan ölmüş. (Bunlar dünyanın en çok öldüren doğal felaketleriymiş) En çok öldüren hastalık ise 1910′larda yayılmakta olan İspanyol gribiymiş, 50 milyon insanı öldürmüş. İp üstünde yaşıyoruz.
  • schindlers-list-dvdcover1–Spoiler– Bu gece Schindler’s List adlı filmi izledim. Steven Spielberg yönetmiş ve gerçek bir hikayeyi konu alıyor. 2. Dünya Savaşı sırasında Polonya’daki Yahudi toplu katliamı esnasında orada bulunan, Yahudileri çalıştırdığı bir fabrika kuran ve kısa bir sürede büyük bir servet elde edip bu servetiyle rüşvet yoluyla 1200 Yahudi işçiyi satın alıp savaş bitene kadar yaşatan ve özgürlüklerini veren Oscar Schindler’in hikayesini anlatıyor. Filmin sonunda tek tek ismini hatırlayıp yazdığı yüzlerce insan mezarına geliyor ve bir taş koyuyor. Yahudiler ne filmi yapsalar duygulandırıyor adamı. Tabi Gazze’deki katliam var iken ben daha kendilerine hiçbir şey demiyorum. Film 1993 yapımı ve aynı yıl Akademi Ödülleri, Altın Küre ve BAFTA En iyi film ödülüne layık görülmüş.

27 Ocak 2009 : Yeni Bir Macera Başlıyor

Ahmet Alp Balkan tarafından 28 Ocak 2009 tarihinde yazılmıştır.  (Bugün Ne Öğrendim?)   1 Yorum »

Artık ayda bir yazdığım bloguma bugün yeni bir ses soluk getirmek istiyorum. Sağda gördüğünüz gibi “Bugün Ne Öğrendim” kategorisinde, her gün gerekli/gereksiz öğrendiklerimi okuyucularımla paylaşma kararı aldım. Her gün yazamasam da birkaç günü toplayıp yazdığım da olacak. Deneyelim görelim nasıl oluyormuş.

Açıktır ki, şu çağda insan, birkaç saat içinde yüzyıllar önce yaşayan atalarının sahip olduğu bütün bilgiyi öğrenebiliyor. Aynı şekilde korkunçtur ki, öğrenilecek şeyler aynı zamanda artıyor ve Da Vinci zamanında lafın gelişi her şeyi bilmek mümkün iken bugün bir şeyi biliyorum demek bir hayli zor oluyor.

Ben bugün öğrendim ki

  • Şu birkaç gündür çıkan güneşe eşek öldüren güneşi deniyormuş.
  • Bir site açarken nitekim şu Google Analytics kodunu koymayı unutmamak gerekiyormuş.
  • FlightGear denen açık kaynaklı bir uçuş simülatörü varmış. İndirdim, kurdum ama kaldıramadım şu lanet olası uçakları bir türlü. Google Earth‘ın uçuş simülatöründe eğleniyorum kendi çapımda.
  • Visa ile Mastercard’ın Türkiye’de pek bir farkı yokmuş. Kimi ülkelerde ise çok farkedebiliyormuş.
  • Kâr amacı güden Erol’a profiterol denebiliyormuş. (biliyorum, iğrençti)
  • Saint Martin adası denen yerde Princess Juliana Havaalanı‘nda uçaklar hemen kumsalın yanıbaşındaki piste iniş yapıyorlarmış, gerçekten çok yakın, videoları da izlemenizi isterim.

Web 2.0 Write : Sitelerin ikonlarıyla yazın

Ahmet Alp Balkan tarafından 27 Ocak 2009 tarihinde yazılmıştır.  (Site İncelemeleri)   8 Yorum »

Okuyabildiyseniz gözleriniz hala sağlam demektir :P

Evet yukarıda logosunu görmekte olduğunuz projeyi bugün hayata geçirmiş bulunmaktayız. Mücahit Yılmaz‘ın fikri olan sistemi ben kodladım, Hüseyin Mert tasarladı. bu da o servisle üretilmiş bir resim oluyor. serviste istediğiniz yazıyı ünlü web sitelerinin logolarıyla yazıyorsunuz, sonra isterseniz bilgisayarınıza kaydediyor, isterseniz de twitter, facebook, friendfeed gibi ortamlarda kolayca paylaşabiliyorsunuz. Keyfini çıkarın! :D


iPod’un Tanımı ve ilk GittiGidiyor Deneyimi Üzerine

Ahmet Alp Balkan tarafından 2 Ocak 2009 tarihinde yazılmıştır.  (Hayatın İçinden)   7 Yorum »

Hikaye benim bir “Apple iPod Touch 2nd generation 16 GB” ürününe sahip olma isteğimle başlıyor. Devamında da Türkiye şartlarında internet üzerinden alışveriş yapmaya çekinen halkın mazeretine bağlıyorum.

Kısaca bunun tanımını yapmak zorundayım. Ürün, Apple Inc. firmasının geliştirdiği iPod serisinin Touch adlı serisinin ikinci nesil üretimi olup 16 GB hafızaya sahip çeşitli medya türlerini (müzik, film, podcast, grafik…) oynatabilen, Safari tarayıcısıyla internetten sörf yapmayı sağlayan ve yüklenen programlarla daha bir çok uygulamayı çalıştırabilen dokunmatik kontrollü bir elektronik cihazdır.

Bu cihaz da henüz Türkiye’de satışa sunulmadı ve yurt dışından getirenler gittigidiyor gibi sitelerde açık artırmayla satıyorlar. Ben de bu adresteki açık artırmayı izledim ve 485,00 YTL den kapandığını gördüm. Yurt dışından da getirtmeye çalışsam bundan biraz daha pahalıya getirebilecektim ve çok daha zahmetli olacaktı.

Ardından BU ADRESTEKİ açık artırmaya katılıp 500 YTL ye kadar üst limit vererek ürünü almaya karar kıldım. Nitekim başardım da. Bir önceki kapanan teklifle aynı fiyata (485,00 YTL’ye) ürünü almaya hak kazandım. Olaylar bu andan sonra gelişmeye başladı.

  • Ürünün satıcısı jacckhal, Kayseri’de oturduğunu söylüyor fakat kargoyu Bitlis’ten veriyor.
  • Bu konuya neden takılıyorum? Çünkü kargonun elime geçeceği tarihte Ankara’dan Kocaeli’ye gitmeyi planlıyorum ve döneceğim tarihe kadar kargo firması elinde ürünü bekletemeyebilir. Kayseri’den kargo Ankara’ya 1 güne gelebilecekken Bitlis 2 kat daha uzak bir mesafede ve gelmesi 2 günü buldu. Otobüse binmeden önce kargo aracının peşinden koşturup ancak ürünü alabildim.
  • Satıcı “ürün açıklaması” kısmında “Apple iPod, Yeni Açılmamış Kutusunda” diyor. Fakat ürünü aldıktan sonra, “kullanıcı memnuniyeti için yollamadan açıp kontrol ediyoruz ” diyor. Oradaki Apple kelimesine döneceğiz.resim-928

ALAKASIZ BİR ÜRÜN GELDİ

  • Evet öyle.  Kargo aracında paketi açtığımda gördüğüm manzarayı doğrudan sizinle paylaşmak istiyorum. Buyrun fotoğrafı.
  • Ürünü kısaca hemen tasfir ediyorum: DIGITAL MP4 PLAYER. Evet gerçekten de 16 GB. Çin malı. Üç beş kuruştan fazla etmez. Kutusunun açılmadık yanı kalmamış. Kutunun üzerindeki 16 GB iPod Touch ibaresini lütfen gözden kaçırmayın ve bir sonraki kareye geçelim.
  • resim-929DIGITAL MP4 AUDIO PLAYER demiştik. Gördüğünüz gibi bu kutudan çıkan ürün bir Çin malı. Ürün satıcısını aradım ve benimle dalga mı geçtiğini sordum. “Kardeş, sitedeki resimlerdeki ürün bu” dedi. Siteye girdiğimde gerçekten iPod taklidi olan ve ekranın altında 1 tuş yerine 3 tuş olan bir ürünle karşılaştım. Ama burda çok dikkatli olmadığım için suç benim mi sizce?
  • Bir de 2nd SON JENERASYON başlığı süper inandırıcı. Demek ki Çinliler de jenerasyonu takip ediyorlar.
  • Ürün sayfasına girdiğinizde en üstte göreceksiniz ki ürün Apple kategorisinde listeleniyor ve başlığı iPod Touch (evet başlıkta Apple yazmıyor).
  • Daha önce de gördüğüm kadarıyla iPod taklidi olan ürünler satılmış, ama nasıl? “iPod Benzeri MP4 Çalar” başlığıyla!

Ürünü satan vatandaşın anlayışına göre; müzik çalan ufak cihazlara iPod, dokunmatik olanlarına da Touch deniyor. Kargodan teslim almayıp aynı şekilde ürünü iade ettim ve gittigidiyor’dan para transferine onayı vermiyorum.

Buradan Çıkarılacak sonuçlar:resim-933

  • Müzik çalan her cihazın iPod olabilitesi var. Hele dokunmatikse o kesin iPod Touch’tır.
  • Bir ürünü almaya çok istekliyseniz gidip parasını verip alın. Bakın benimki aylarca gecikti. Zira heves etmiştim, hevesim kaçtı.
  • Bir ürünün satıcısı 33. Doğu Meridyeninin de doğusunda bulunuyor ise gerçekten almak isteyip istemediğinizi oturup defalarca düşünün. Nitekim iPod kelimesinin coğrafi şartlara paralel anlam değişkliği gösterdiğini ben bugün öğrenmiş oldum.
  • Ürünün resimlerine ve özelliklerine dikkatlice bakın. Algıda ve isimde yanılgıya çok kolay düşebiliyorsunuz.

Elektronik ticaret sitesi kurmayı düşünen girişimciye not: Görüyorsunuz ki internette türlü şey yapmış ben, modeline o kadar güvendiğim bir ticaret platformundaki ilk deneyimimde hüsrana uğradım. Bir daha bunu yaparken kaç defa düşüneceğim, gerisini siz düşünün. İşte böyleleri de var.

Benimle teklifte yarışan arkadaşa not: İyi ki almamışsın kardeş, yat kalk bana dua et. Yoksa kutuyu açtığındaki yüz ifadeni kendin bile tahmin edemezdin ama ben şimdi o tecrübeyi kazandım.

Aynı fiyatla kapanan diğer teklifle GERÇEK iPod’u almayı başaran arkadaşa not: Helal olsun kardeşim güle güle kullan.

Satıcıya not: Ahizeli sabit telefonlara da iPhone diyorlarmış sizin orda, doğru mu acaba?

Kendime not: Sana diyecek hiçbir şeyim yok!