İnternet Haberciliği mi Reklam Sitesi mi: İnternethaber

Ahmet Alp Balkan tarafından 18 Aralık 2009 tarihinde yazılmıştır.  (Müşteri-Kullanıcı Algısı, Site İncelemeleri)   12 Yorum »

Yıllardır içimde biriktirdiğim bir kin var İnternetHaber‘e. Özetle:

  • Kesinlikle taraflı bir haber anlayışları var. Hadi Özışık beyin her ne kadar açık görüşlü biri olduğu çeşitli mecralarda tartışıladursun, başında bulunduğu gazete, halkın IQ seviyesi 35-40′ı aşmayan kesimine yönelik hazırlanan “kutsal kitaba küfür eden kızın ibretlik sonu”, bobiler.org‘dan (ç)aldıkları resimleri “ehe çok komik” tavırlarıyla fotoğraf galerilerinde yayınlayan saçma sapan bir (haber portalı demeye ağzım varamıyor) site.
  • Reklamverenlere sahte rakamlar sunuyorlar, dakikada bir açık tuttuğunuz sayfalar yenileniyor. 12 yaşında gençlerin sitelerinde uyguladığı bir yöntem belki de.
  • Editöryal ekip Türkçe bilmiyor! Editöryal demeyelim ona kontrolcü diyelim çünkü onbinlerce kişinin okuyacağı bir yazıdaki imla ve yazım hatalarını düzeltecek kadar Türkçe bilmiyorlar. İmla hatalarıyla dolu başlığa sahip bir haber gün boyu manşet kalabiliyor.
  • Reklam fışkırıyor. Ana sayfasına girdiğinizde %70 ihtimalle tam ekran reklamla karşılaşırsınız ve 8 saniye sonra sizi ana sayfaya yönlendirir. Ana sayfaya girdiğinizde çeşitli firmaların verdiği reklamlar sayfanın %60‘ını kaplıyor. Üstelik Flash reklamlar Firefox’ta sayfanın üstünü kapatıyor ve linklere tıklamanıza engel oluyor.
  • Haber sitesi mi mi reklam panosu mu? Elbette reklam panosu. Sadece bir haberin sayfasındaki “diğer haberler” başlığını size göstermek istiyorum: Listenenen %80′i içinde markaların reklamları (web site adresleri dahil) bulunuyor. Üstelik bunu “ekonomi haberleri” diye yayınlıyor olsalar bile ekonomik bir açıklama olabilirdi fakat onlar sadece ürün reklamları yayınlamayı uygun görüyor olmalılar. (“bu konutlarda herşey var” başlığını işaretlemeyi unutmuşum, ayrıca imla hatasını da göz ardı etmeyiniz) İçeriğinde pegasus, monster.com, bankalar vb. bir çok firmanın kendinizi sokakta yürüyormuş gibi hissettiren reklamları. Örneğin, Pizza Hut’ın satılması haberi ekonomi kısmında incelenebilir ama ana sayfada çıkan 4 manşetin ikisi sol sütundaki işaretli ilk iki haber. Bu da bize haber sitesi değil, reklam panosu olduğunu ispatlamış oldu.internethaberBir kavramı hatırlatmakta fayda var. Türkiye ve halkı kesinlikle iyiyi hak etmiyor, çünkü daha kötüsünü hak ediyor. Bütün bu manşet anlayışı, üç kağıtçılıklar ve özensizlik aynen sizi yansıtıyor, halkımızı yansıtıyor.
  • Teşekkürler İnternethaber.

Kendini “İnternet medyası” ilan eden, üstüne “bize yasa çıkarın” diyen bu sahteciliğe ne basın kartı verilmeli, ne (kendilerine taktıkları dışında) bir ünvan.

Dipnot: 2 yıldır haber yorumlarında yorum yazan kişinin adıyla yorumun başlığı arasına bir karakter boşluk koyamayan geliştiriciler, internethaber logosu çalınmasın diye (sanki çalıp ne yapılabilirse artık?) overlay 1*1 piksellik boş resim koymuşlar. Komik :)

Yıllardır içimde biriktirdiğim bir kin var İnternetHaber‘e. Ama bir yandan da nedense hala kullanıyorum. Özetle:

  • Kesinlikle taraflı bir haber anlayışları var. Hadi Özışık beyin her ne kadar açık görüşlü biri olduğu çeşitli mecralarda tartışıladursun, başında bulunduğu gazete halkın içinde bulunanve IQ seviyesi 35-40′ı aşmayan insanlara yönelik hazırlanan “kutsal kitaba küfür eden kızın ibretlik sonu”, bobiler.org‘dan (ç)aldıkları resimleri “ehe çok komik” tavırlarıyla fotoğraf galerilerinde yayınlayan saçma sapan bir (haber portalı demeye ağzım varamıyor) site.

Bilgisayar Alırken Windows Seçmemekte Özgürsünüz

Ahmet Alp Balkan tarafından 17 Aralık 2009 tarihinde yazılmıştır.  (Programlama & Teknoloji)   8 Yorum »

Bir çoğumuz dizüstü bilgisayar (notebook, netbook vb.) alırken satıcı firmaların içine Windows işletim sistemini yüklenmiş olarak sattıklarını biliyoruz. Bir yerde son kullanıcıya satış yapıldığını düşünecek olursak kullanımı (benim görüşüme göre) hâlâ en kolay ve en basit anlaşılır arayüze sahip işletim sistemi Windows. Bu yüzden kurulu olarak gelen bir işletim sistemi olacaksa Windows olması makûl oluyor.

Yine de profesyonel kullanıcının aldığı bilgisayara Linux dağıtımları gibi ücretsiz veya başk ücretli işletim sistemlerini yükleme isteği var ise bilgisayarı satın alırken farkında olmadan ödediği Windows lisans ücretini ödeyerek bilgisayarı alması zaten çok mantıklı değil. Linux Kullanıcıları Derneği  (LKD) e-posta listesinden bildiriyorum:

“Pardus Kullanıcıları Derneği başkanı ve LKD üyesi bir avukat Tüketici Mahkemesine açtığı dava sonucu bilgisayar ile birlikte alınması zorunlu kılınmış olan Windows işletim sisteminin ederini faiziyle birlikte geri alma hakkını kazandı. [...] Bu davanın sonucu olarak özgür işletim sistemi kullanıcıları gibi yasal işletim sistemi lisanslarına sahip kullanıcılar  dava açmak yerine, satıcı firmanın zorluk çıkarması durumunda, mahkemenin verdiği örnek karar ile tüketici heyetine başvurarak, masrafsız bir şekilde istemediği işletim sistemini iade ederek ederini geri alabilir. ”

Şimdi sırada farkında olmadan her bilgisayar alışında Windows lisansına 100$’a yakın (emin olmamakla beraber belki de daha fazla) para yatıran son kullanıcıyı bilinçlendirmek kalıyor. Ben de bu yazıyı okuyan blog sahibi arkadaşlardan özgür yazılımı destekleyenleri veya ülke ekonomisinin iyiliğini düşünenleri bloglarında bu konuyu dile getirmeye davet ediyorum.

NOT: Bilinçlendirme kampanyası içeren bu yazıyı bu notla beraber aynı şekilde blogunuzda/sitenizde kopyalayarak yayımlayabilirsiniz.

Bu davanın sonucu olarak özgür işletim sistemi kullanıcıları gibi yasal
işletim sistemi lisanslarına sahip kullanıcılar  dava açmak yerine,
satıcı firmanın zorluk çıkarması durumunda, mahkemenin verdiği örnek
karar ile tüketici heyetine başvurarak, masrafsız bir şekilde
istemediği işletim sistemini iade ederek ederini geri alabilir.

Digg + Stumbleupon = DIGGSTR!

Ahmet Alp Balkan tarafından 16 Aralık 2009 tarihinde yazılmıştır.  (Site İncelemeleri)   3 Yorum »

diggstr logoBildiğiniz gibi StumbleUpon, takip ettiğiniz kategorilerdeki popüler siteleri ziyaret etmeniz için öneri olarak size getiren ve beğendiklerinizi saklamanıza yarayan bir çeşit sosyal imleme sitesi. Araç çubuğu (toolbar) veya firefox eklentisini indirdikten sonra ilgi alanlarınızı seçiyorsunuz ve Stumble! tuşuna bastıkça o konuda popüler siteler geliyor. (Ben canım sıkıldığında yeni siteler, makaleler keşfetmek için kullanıyorum.

Digg‘in sahip olduğu büyük sosyal imleme potansiyeli ile stumbleupon gibi tavsiye motoru (recommendation engine) yapılabileceğini akıl eden geliştiriciler bu servisi çıkarma ihtiyacı duymuşlar. Adı da diggstr. StumbleUpon gibi henüz bir toolbar’ı yok ve ayarlarınızı üyelik ile tutan bir sisteme de sahip değil. Sadece “digg it” yaparak beğendiğiniz bağlantıları saklayabiliyorsunuz. Bunun yanında kaynak olarak digg’i kullanığı için ve digg’de daha çok  stuff değil story tabanlı olduğundan önerilen siteler geneldeblog yazıları, haberler vb. oluyor.

Benim diggstr’e (aynı zamanda iframe ile çalışan diğer recommendation sistemlerine) önerim şu olurdu: Kullanıcılar yeni siteler keşfederlerken üstteki sabit frame’de gelecek sonraki sitenin başlığı gösterilebilir ve kullanıcının sonraki siteyi önceden başlığına bakarak beğenmemesi durumunda o site atlanarak sonraki önerinin getirilmesi sağlanabilir.

Sistemin resmi olarak digg firması ile bir ilgisi yok, sadece onların sağladığı web servislerini kullanıyorlar ve imleme işini de digg’e yönlendiriyorlar. İlk etapta öneri motorunu da sistemi de başarılı bulmadığımı belirterek StumbleUpon’a selam ederim :) Bu arada geçenlerde duydum, belki işinize yarayabilir, StumbleUpon’da sadece Türkçe siteleri de keşfedebileceğiniz bir ayar mevcutmuş. (fakat Türkçe başlıklı siteleri kaydederken karakter problemleri olduğunu hatırlatmakta yarar var.)

*StumbleUpon’da takip ettiğim kategoriler: computer science, computer security, computers, programming, self improvement, science, internet, java, operating systems, instant messaging, databases, php, web development. ;)


Kullanıcılarınızı Servisinize Kayıt Olmaya Teşvik Edin

Ahmet Alp Balkan tarafından 13 Aralık 2009 tarihinde yazılmıştır.  (Müşteri-Kullanıcı Algısı, Programlama & Teknoloji)   6 Yorum »

xkcd-20080602Bugün internet pazarında var olan on binlerce yeni nesil web sitesinin önemli bir kısmı üyelik kaydı alarak kullanıcılarına hizmet sunuyor. Fakat yeni açılan servislerde, kullanıcıyı servise kayıt olmaya ve sürekli kullanmaya teşvik etme konusunda çok ciddi strateji hataları olduğunu düşünüyorum.

Yeni nesil web servislerinin çoğunun kaderi, büyük bir sitede/blogda duyurulduktan sonra 1-2 günde binlerce ziyaretçi tarafından akına uğraması, çok şanslıysa slashdot & digg effect gibi durumlara düşmesi, daha sonradan bir önceki günün  karekökü şeklinde azalan ve nihayetinde 1 ay sonra iki basamaklı ziyaretçi sayılarına ulaşıyor olması oluyor. Google Analytics kullananlar da bilir ki bu servislerde en çok ziyaret edilen sayfa ana sayfa olup kullanıcıların %90′dan fazlası sadece ana sayfaya bakıp çıkarlar.

Elbette bu kısım biraz da üzerine çok düşülmemiş ve gelecek planı iyi kurgulanmamış web servislerinin yaşadığı kaderdi. Üzerine belli bir yatırımda bulunulan ve emek gösterilerek pazarlama & tanıtımıyla uğraşılan bir projenin kaderi böyle olmaz. Fakat yine de kullanıcıyı servisinizden kaçırmak için elinizden geleni yapabiliyorsunuz. Devamını Oku »


FFSPY: FriendFeed Hesabınızı Takipten Çıkaranlar Kimler?

Ahmet Alp Balkan tarafından 12 Aralık 2009 tarihinde yazılmıştır.  (Site İncelemeleri, Web Teknolojileri)   8 Yorum »

logo ffspyAylardır bloguma yazmıyordum ve blogun temasını değiştirdikten sonra bembeyaz hâle gelen bloguma ara ara yazı yazma isteği içimde uyanmış bulunmakta :)

Bu yazımda 3 Eylül 2009′da açtığım fakat blogumdan tanıtımını yapmadığım, FriendFeed sosyal ağı için geliştirdiğim 3. parti uygulamayı tanıtmış olacağım.

FFSPY Nedir?

FriendFeed kullanıcısı olan kimselerin sisteme abone oldukları takdirde belirli periyotlarla e-posta adreslerine, FriendFeed hesaplarını takip etmeyi bırakan kişilerin isimlerini yollayan bir servis.

Evet sürekli Facebook’ta görüyorduk “seni kim arkadaşlıktan çıkarmış” uygulaması adı altındaki fake ve kullanıcı verisi toplayan uygulamaları. En azından bu uygulamayı yaparken aramızda bulunan bu tip takip edilme/edilmeme durumlarını önemseyen veya paranoyak olan arkadaşlara faydamız olur diye düşündüm. Devamını Oku »