Ahmet Alp Balkan tarafından 19 Haziran 2009 tarihinde yazılmıştır. (Bilgisayar & Teknoloji) 2 Yorum »
Microsoft zımbırtılarını düzeltmeyi anlatan yazılar yazmaktan ben de bıktım ama Microsoft Silverlight ürünü öyle bir ürün ki kimi zaman çok güzel sürprizlerle bizi yüz yüze getirebiliyor
Ben Vista kurulu bilgisayarımda Silverlight 2 yüklü iken Windows 7 RC’ye yükseltme yaptım ve Silverlight kayıplara karıştı. Silverlight kullanan sitelere girdiğimde kurulu olmadığını söylüyor, kurmak istediğimde ise “zaten daha yeni bir sürümü kurulu” gibi bir uyarı alıyordum
Umarım Microsoft da bu bug’ın yakında farkına varır. Çözümüne gelince, aldığımız hata mesajı:
“#1052 A newer version of Silverlight is already installed on this machine.”
Çözüm adımları:
- Windows Installer Cleanup utility‘i indirin ve (all users)Microsoft Silverlight’ı bulup tüm kalan artıklarını silin.
- Bu hata sayfasında yazdığı gibi Başlat-Çalıştır-’regedit’ altından “HKEY_LOCAL_MACHINE\SOFTWARE\Microsoft\Silverlight” kaydını bulup sağ tıklayıp silin. (zararsızdır)
- İndirdiğiniz Silverlight’ı kurun. Eski sürümünün bulunduğunu iddia etmeyecektir.
Ahmet Alp Balkan tarafından 2 Haziran 2009 tarihinde yazılmıştır. (Bilgisayar & Teknoloji) 2 Yorum »
Çok güzel bir soru. Aslında o kadar zor olmamalı ama sağolsun zorlaştırmışlar. Benim nereden ihtiyacım oldu derseniz elimdeki Windows 7‘yi kurmak için İngilizce Vista’ya sahip olmam gerektiğini söyledi.
Çok dilli Vista, sadece Vista Ultimate’da olabiliyormuş ve Home Premium – Basic Edition’ların kurabilmesi için önce Ultimate’e yükseltmeleri gerekiyormuş. Az kalsın ben de bunu yapmak zorunda kalacaktım. Meğer daha kısa bir çözümü varmış, hemen aşağıdaki yolu takip ediniz. Devamını Oku »
Ahmet Alp Balkan tarafından 25 Aralık 2008 tarihinde yazılmıştır. (Bilgisayar & Teknoloji) 1 Yorum »
MIT Media Lab‘da Kimiko Ryokai, Stefan Marti, Hiroshi Ishii tarafından geliştirilen I/O Brush adlı projeyi kesinlikle görmenizi istiyorum.
Proje 2003-2006 yılları arasında geliştirilmiş, yani bu bayat bir haber aslında ama Industrial Design Society of America 2005 Industrial Design Excellence Award ödülünü almış.
Bence ben anlatmayayım, siz izleyin ve ülkemizde olmayan Media Lab’lar yüzünden neden biz yapamadık bunu diye de utanalım sonra hep beraber: I/O Brush on Google Video
Ahmet Alp Balkan tarafından 25 Aralık 2008 tarihinde yazılmıştır. (Bilgisayar & Teknoloji) Yorum Yazılmamış »
Burak Budak mim’lemiş, boş duracağımıza yazalım öyleyse.
Google Chrome çıkalı bir kaç ay oluyor. Aslında Google’ın böyle bir hamle yapacağı belliydi, nitekim neredeyse her servisi web’e taşımayı başarmış bir şirket olarak Google, artık işletim sistemlerine müdahale edecek platformlar da geliştirmeye başladı. Mozilla+WebKit motorlarıyla geliştirilen Google Chrome da zincirin son halkası oldu.
2 Eylül 2008′de ilk release’i yapılan Chrome, kısa bir süre önce beta statüsünden çıkarak Google’ın Beta’dan En Erken çıkan ürünü oldu (Gmail hâlâ beta). Bana beğendin mi diye sorarsanız şöyle anlatayım:
Çok hafif tasarlanmış bir arayüzü var. Navigasyon çok kolay, sayfaları render etme performansı başarılı ve çok işi olmayanlar için güzel bir browser. Tab’ı sürükleyip ayrı pencereye alma, tekrar yerine koyma gibi güzel özellikleri de var. Ama eksik yanları gözümde daha ağır basıyor. İndirme yöneticisi beğenmedim, Ayarlar kısmında da Firefox kadar detaylı ayarlar yok. Örneğin ctrl+w bileşimine basılı tuttuğunuzda son tab kapandığında browser kapanıyor. Ayrıca kapanırken indirmeler devam ediyorsa hiç sormadan çıkıyor. Eklenti özelliği hiç yok, bu da kesinlikle firefox’u eklentilerle kullanan biri için çekilmez hale getiriyor (şahsen ben mouse gestures olmadığı için ileri geri yaparken deliriyorum).
Ben de burdan topu kime atayım kime atayım. Mücahit abiye gitsin top
Ahmet Alp Balkan tarafından 26 Ekim 2008 tarihinde yazılmıştır. (Bilgisayar & Teknoloji) 2 Yorum »
Evet, yavaş yavaş sokaklarda, vapurlarda, otobüslerde milletin elinde iPhone görmeye alıştık. Daha da alışacağa benziyoruz. Ben her ne kadar iPhone almayı enayilik olarak nitelesem de kimi iyi ve daha çok kötü özellikleri var. Ama yeni teknolojidir, telefonda yeni çağ açmıştır diye çok laf etmemek gerek. Apple tüm bunları yaparken ve artık Nokia, Türkiye’de bile kullanımı git gide yerini Samsung, Sony Ericsson‘a bırakırken her halde artık bir şeyler yapması gerektiğini anladı.
Nokia 5800 XpressMusic geliyor! Nokia, Apple’ın iPhone’una karşılık 5800′ı çıkarmayı düşünüyor. Ürünün kod adı “Tube”olarak düşünüldü ve en son 5800 XpressMusic kondu. Tube, Nokia’nın ilk çıkardığı dokunmatik ekranlı telefon değil. Bilmeyenler için söyleyelim. Ama iPhone tarzı tasarım ve işlevlere sahip ilk modeli olacak ve belki de iyi pazarlanırsa telefon piyasasını sallayacağa benziyor.
Özelliklerinden biraz bahsedelim. Nokia, teknolojisini devam ettiriyor. Telefon, Nokia’nın büyük miktarda hissesine sahip olduğu Symbian teknolojisinin Symbian Series 60 (S60) 5 üzerinde çalışacak. Sitesinde verildiğine göre;
Boyutlar: Yükseklik: 111 mm. Genişlik : 51.7 mm. Kalınlık : 15.5 mm. Ağırlık : 109 g. Ekran: 3.2″ (640×480 nHD) dokunmatik, 16 milyon renk, 16:9 görüş oranı, ekran çevirmek için otomatik yönlendirme sensörü (akselerometre). Kamera: 3.2 Megapixel (2048×1536), Carl Zeiss lens, 3x digital zoom, otofokus, ikili LED flash, JPEG formatında. Video: 640×480 genişlik. 90 dakika kayıt. 30 fps. Hafıza: 8GB microSD, 8 GB daha eklenebilir, 81 MB dahili hafıza. Diğer: Klavye (Q), Müzik için 8 band ekolayzır, iPod tarzı kategorizasyon, bas güçlendirici, gür ses, surround ses için stereo hoparlörler, Bluetooth 2.0, USB 2.0, Wireless LAN (WLAN), GSM Quad Band, HSPDA (3G’nin de ilerisi bir teknoloji) Devamını Oku »
Ahmet Alp Balkan tarafından 12 Ekim 2008 tarihinde yazılmıştır. (Bilgisayar & Teknoloji, İlim Bilim) Yorum Yazılmamış »
Uzun süren bir yazmayışın ardından yine yüzeysel bir karalamada bulunmak istiyorum. Elbette cahiliz, çok bir şey bildiğimiz yok, en azından benim. Oda arkadaşım Emrah‘ın yazdığı bir not üzerine bir süre düşündüm.
Kendisinin de belirttiği gibi olasılık, tüm ideal şartlarda bile doğruluğu kesin olarak ispatlanamayan bir teori. Örneğin bir para atma deneyinde paranın atış doğrultusu, uygulanan itme ve bunun gibi bir çok parametre sabitlenerek olayın sonucunu bir sonuca atayacaktır. Böylece aynı şartlarda parayı istediğiniz kadar atarsanız atın mutlaka tek sonuç gelecek ve olasılık teorisindeki yazı-tura %50 ihtimali ortadan kalkmış olacak. Emrah‘ın da dediği gibi bir olayın olma ihtimali ya 0 ya da %100′dür ve arada bir değer alamayacaktır. Bana mantıklı geldi. Devamını Oku »